GalatasaraySon Dakika

Emre Belözoğlu: Bunların hepsi tuzak

Fenerbahçe Sportif Direktörü Emre Belözoğlu, basın mensuplarıyla bir araya geldi ve hakemlerle ilgili konuşurken, ezeli rakiplerine de mesajlar yolladı. İşte Emre Belözoğlu’nun sözleri…

“KASITLI ŞEYLERİ NET GÖRÜYORUZ”

Herkesin kazandığı halde konuşma isteğinin devam etmesi, hala hakemden şikayet edilmesi bir strateji, bunu doğru bulmuyorum. Herkes bir mücadele ortaya koyuyor, adalet önemli. Hata ile kasıt arasındaki farkı görebiliyoruz, kasıtlı şeyleri net görüyoruz. Bu iş bu kadar kolay değil. Artık gözümüze daha fazla parmak sokmasınlar.

“HAKEMLERE GÜVENMEK İSTİYORUM”

Eğer Hüseyin Göçek bizim maça geliyorsa ki ben derbide 4. hakemliğinden memnun değildim, saha kenarında ortaya koyulan tavırlara karşı bir şey yapmadı. Saha kenarında hakeme baskı kurmaya çalışan kişileri bir kez bile oturtmadı, bunu görmezden geldi. Buna rağmen maçımıza neden Hüseyin Göçek atandı demek istemiyorum, tüm hakemlere güvenmek istiyorum. İşini sahada yapsın, biz bundan yanayız.

“MHK DAHA DİKKATLİ OLMALI”

Herkes için zorlu bir dönem başladı, son düzlüğe doğru ilerlendi. MHK daha dikkatli olmalı. Fenerbahçe’nin hakkını korumak bizim görevimiz. Hakemlerin Beşiktaş ve Galatasaray maçı öncesinde olduğu gibi gündeme getirilmesi, baskı altına alınmaya çalışması doğru değil.

“BUNLAR BİZİM GÖREVİMİZ Mİ OLMALI?”

Zorbay Küçük adlı hakem, Trabzon’da kırmızı kartı vermedi, tüm futbol gündeminin konusu oldu. Buna karşılık bir hafta sonra çok önemli bir maça atanıyor. Bunları sorgulamak, takip etmek, konuşmak bizim görevimiz mi olmalı bizim görevimiz olmamalı mı? Ligin en kritik haftalarında atamalar yapılırken daha farklı parametreleri, kuralları ve değerleri olmalı MHK’nın veya görevli kişilerin. Bu çok ciddi bir sorumluluktur.

“HER ŞEYİ BİLİYORUZ”

Zaten hakemlere dair camiamız her şeyi adeta kayıt tutuyor gibi; isim isim maç maç şu hakemle şu kadar maçı kaybetmişiz, bunu böyle yapmışız, … diye bizim önümüze getiriyor zaten bütün doneleri. Ayrıca biz kulüp olarak da hangi hakem ne yapmıştı, sadece bizim maçlarımızda genel anlamda neler yapmışlardı bunu tek tek tutuyoruz, her şeyi biliyoruz. Ama ben bunu kullanma derdinde değilim. Bizim en büyük talebimiz ve isteğimiz sisteme güvenmek, adaletli olduğuna inanmak ve Hüseyin Göçek dahil bütün hakemlere güvenmek…

“HERKES MAĞDUR”

Yöneticiler de kazandığı maçtan sonra dile getirirlerse “kazandık ama bu aslında bizim hakkımız olmayan bir goldü” diyebilecek cesareti gösterirse, özete herkes bir adım atarsa bu sistemi düzeltiriz, sorunlar çözülür. Ama burada bakıyorsun adam haksız, ona rağmen bastırıyor. Herkes mağdur, haklı olan da mağdur haksız olan da.

“HAKKIMIZI YEDİRMEYİZ”

Gözümüze parmağı atmasınlar artık biz görebiliyoruz bazı şeyleri ve hakkımızı da yedirmeyiz. Hakkaniyetli gidecek, hak eden kazanacak. Son düzlüğe gelindi mi ona öyle buna böyle, bunun lobisi bunun kulisine göre değil, herkes hak ettiğini yaşayacak. Bu kadar teknoloji gelişti, bu ülkede futbola bu kadar ilgi var ve destek varsa her şey daha doğru yapılabilir. Hakemler daha doğru, düzgün ve soru işareti olmadan atanabilir, bu tip kritik adımlar daha ince eleyip sık dokunarak yapılabilir.

“SEZON BAŞLAMADAN ALGILAR DEVREYE SOKULDU”

Şu an ligimizde üç takım puansal anlamda birbiriyle aynı noktada. Sanıyorum en son 28 yıl önce böyle bir durum olmuş. Biz Fenerbahçe olarak puan tablosu anlamında herkes kadar şanslıyız. Diğer takımlara göre daha iyi, derinliği olan bir kadromuz var bence. Ancak daha sezon başlamadan Fenerbahçe odaklı algılar devreye sokuldu.

“ÖNCE ŞAMPİYON İLAN EDİLDİK, SONRA…”

Önce Fenerbahçe kesin şampiyon dendi, daha lig başlamadan şampiyon ilan edildi takımımız. Biz buna dair gerçekleri vurgulayıp bu algıyı bertaraf ettikten sonra bu kez bir diğer algıyı devreye soktular; hakemler Fenerbahçe merkezli dizayn edilecek algısı yaptılar.

“EN FAZLA MAĞDUR OLAN FENERBAHÇE”

Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki; bunların tümü birer tuzak ve bu algılara rağmen hakemlerden, kararlardan, ofsayt çizgilerinden, VAR adımlarından en fazla mağdur olan takım Fenerbahçe! Biz her şeye rağmen takımımıza inanıyor ve güveniyoruz; ilk gün ne söylüyorsak onu söylüyoruz. İlk açıklamalarımdan bu zamana kadar baktığınıza çok farklı bir şey görmüyorsunuz, inandıklarımı söylüyorum.

“UEFA’NIN DA KENDİ İÇİNDE SORGULAMASI OLACAK”

Bütçesel anlamda her sene biraz daha daralıp, genç ve potansiyeli olan oyuncuları takıma kazandırıp, yarın bir gün Avrupa’ya satabileceğimiz şekilde onların gelişimlerini sağlayıp bu şekilde bir sistem kurma odağındayız. Hem Türkiye’de hem de UEFA’da finansal anlamda kulüplerin sorumlulukları var. İnşallah bu sene Şampiyonlar Ligi’ne katılma sürecinde bu sefer UEFA’nın da kendi içinde bir sorgulaması olacak.

“STRATEJİK DAVRANMAK GEREKİYOR”

Ne kadar oyuncu sattın, hangi oyuncuları aldın, bu oyuncuları alırken hangilerini gönderdin gibi sorgulara da muhatap olunacağı için Fenerbahçe’nin kendi içindeki genç oyuncuları değerlendirecek projelerle stratejik davranması gerekiyor.

“ÖNCELİĞİMİZ F.BAHÇE’YE HİZMET”

Tabii ki bizim önceliğimiz Fenerbahçe’nin başarısına hizmet edecek oyuncuları kulübe kazandırmak. Fenerbahçe’de başarılı olamayıp kendisini ispatlayamayan oyuncuyu bu pazara sunamazsın gerçekçi olmak lazım.

“HER TAKIM KISITLAMAYA GİRMEK ZORUNDA”

Türk kulüpleri olarak bunu yapmak zorundayız. Çünkü futbol ekonomimiz doğrultusunda ülkemizde şu anda geçmişe kıyasla büyük takımların bütçeleri çok geride ve daha da geride olması gerekiyor. Her takım artık daha kısıtlamaya girmek zorunda…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı