GalatasaraySon Dakika

Cansu Köksal: Galatasaray kaptanı olmak büyük bir gurur

Galatasaray Kadın Basketbol Takımı’nın kaptanı ve Türkiye A Milli Kadın Basketbol Takımı oyuncusu Cansu Köksal, Demirören Haber Ajansı’na DHA özel açıklamalarda bulundu.

“GALATASARAY KAPTANI OLMAK BÜYÜK BİR ONUR”

Galatasaray Kadın Basketbol Takımı kaptanlığına getirilmesiyle alakalı olarak Köksal, “Böylesine büyük bir mesullüğu Galatasaray gibi bir kulüpte elde etmek, hem çok büyük bir iftihar, hem de apayrı bir coşku kaynağı. Galatasaray kaptanları spor tarihinde çok özel ve sembolik yere sahiptir. Galatasaray; her zaman başarıları, taraftarı ve kültürüyle, bir sporcunun içindeki liderlik vasıflarını keşfetmesi ve sergilemesi için çok büyük bir fırsat sunmuştur. Elde ettiğim fırsatın değerini öğreniyorum ve layık olabilmek için var gücümle çalışacağım. İyi bir liderliğin, tecrübe kadar, özgün olmaktan da geçtiğine inanıyorum. Ben yanılgı yapmaktan korkmayan ve yeni tecrübelere açık biriyim. Deneyimleyeceğim ve öğreneceğim çok şey var, ama şunu çok net söyleyebilirim. Kaptanlık görevimi de kendim olmaktan vazgeçmeden yerine getireceğim” diye mevzuştu.

resim_1232

“GENÇ YAŞTA YURT DIŞI DENEYİMİ HIZLI OLGUNLAŞTIRIYOR”

Geçen sezonu Fransa’nın USO Mondeville takımında geçiren Köksal, “Genç yaşta bu gibi tecrübeler, insanı daha hızlı olgunlaştırıyor, kendi kararlarını vermeyi ve mesullük almayı öğretiyor. Ben de Fransa’dan takım içinde daha fazla mesullük alma arzusunda bir sporcu olarak döndüm. Güzel bir giderekme olduğunu söyleyebilirim” dedi.

“GALATASARAY YUVAM VE YUVAMA DÖNMEK BÜYÜK MOTİVASYON OLDU”

Cansu Köksal, yine Galatasaray’da olmanın kendisi için büyük bir motivasyon olduğunu belirterek, “Her sporcu gibi ben de ilk başlarda alışık olduğum tempodan çıkınca azıcık zorlandım. İşin ucunu sıkı yakalamam gerekiyordu, sonuçta Galatasaray’a imza atmıştım. Yuvama geri dönüyordum, bu benim için çok büyük bir motivasyon oldu. Takım idmanı yapamasam da, her an geri dönecekmiş gibi fertsel hazırlıklar yaptım. Fitness programlarını aksatmadım. Normalleşme dönemi başlar başlamaz, fertsel koridorunörüm ile özel olarak çalışmaya başladık. Takım idmanları başlayınca azıcık bocalama dönemi yaşadık elbette, yeni kurulan bir takımız. Temaslı bir spor sonuçta, çok yoğun önlemler altındaydık ve azıcık huzursuzduk. Yine de hızlı adapte olduğuma inanıyorum” şeklinde mevzuştu.

“GALATASARAY HER ZAMAN MAKSATİ HEP EN ÜSTE KOYMAK ZORUNDADIR”

Bu sezon hem lig hem de Avrupa’da şampiyonluk amaçladıklarını söyleyen Köksal, “Hem lig ve Avrupa’da başarılar elde etmiş bir kulüp olarak yeniden maksat orası. Alışılmışın dışında bir sezon olacak, ama her takım için öyle olacak. Yani bu arkasına sığınabileceğimiz bir gerekçe değşehir. Bir kere mazeretlere sığınmaya başlarsak sonu gelmez. Böylesine güç dönemler, çok büyük fırsatlar barındırır. Bu fırsatları değerlendireceğiz. Galatasaray kulübü, koşullar ne kadar güç olursa olsun, niyeti hep en üste koymak zorundadır. Göğsümüzde bu armayı taşımanın değeri de, taraftarımızın temennisi de budur” açıklamasında bulundu.

“TARAFTARLAR İSMENMIŞLIĞIMIZDAN ŞÜPHE ETMESİNLER”

Köksal taraftarlardan takviye isterken, “Fiziken yanımızda olamasalar da, kalplerimizin bir attığını öğreniyoruz. Her ne olursa olsun, adanmışlığımızdan şüphe etmesinler” dedi.

“KADIN VOLEYBOLU ÜLKEMİZDE ÇOK KÖKLÜ BİR GEÇMİŞE SAHİP, BASKETBOL DA İKİNCİ SIRADA”

Voleybol ve basketbolun Türkiye’de önemli bir geçmişi olduğunu belirten 26 yaşındaki sporcu, “Kadın voleybolu ülkemizde çok köklü bir geçmişe sahip. Basketbol da ikinci sırada onu takip ediyor diye düşünüyorum. Sahadaki başarı, görünürlüğü ve parasal ve manevi desteği de getiriyor. Avrupa’da almış olduğumuz başarılar, basketbola olan alakayı ve desteği arttırdı. Yavaş ama emin adımlarla sporun cinsiyetinin olmadığı likenısı cemiyetimizde yayılıyor. Bunun bir parçası olmak mutluluk verici” diye mevzuştu.

“KİMSE BİR KADINA NEYİN YAKIŞIP YAKIŞMADIĞINI SÖYLEYEMEZ”

Basketbolun yalnızca ataerkil bir spor olmadığını ve kadınların çok başarılı olduğunu belirten Köksal, “Beni büyüderi, geliştiren, olgunlaştıran, güçlendiren ve özgürleştiren bir mesleğim var. Kendi ayaklarım üzerinde durmamı sağlayan, hırs, disiplin ve çalışkanlığımın karşılığını veren bir mesleğim. Basketbol yaşamdaki güçlükler karşısında pes etmemeyi öğretti bana. Kız çocuklarını ve genç kızları, onları böylesine güçlendirecek bir işten yoksun bırakmaya teşebbüs eden her anlayışın karşısında dimdik durmaya hazırım. Kimse bize neyin yakışıp yakışmadığı, neyi yapıp yapamayacağımızı söyleyemez. Bu mevzuda gücüm yettiğince, sonuna kadar mücadele edeceğim” ifadelerini kullandı.

‘MEKTUP ARKİSMEŞIM OL’ PROJESİ DEZAVANTAJLI BÖLGELERDEKİ KIZ ÇOCUKLARI İÇİN UMUT

‘Mektup Arkadaşım Ol’ projesinin hızla büyüdüğüne vurgu yapan Köksal, “Pandemi gibi süreçler dezavantajlı bölgelerdeki kız çocukları için çok daha güç geçiyor. Bahar Toksoy Guidetti ve Yasemin Ecem Anagöz ile bu mevzuda bir şeyler yapmamız gerektiğine karar verdik. Onlara yalnız olmadıklarını sezdirmenin bir yolunu bulmamız gerekiyordu. Samimi bir el uzatalım, yanlarına gidemesek de, yanlarında olduğumuzu sezdirelim dedik. Çok büyük kitlelere ulaşmak gibi bir amacımız yoktu aslında, üçümüzün de birer mektup arkadaşı olsun, yıllarca mektuplaşalım demiştik. İsteyenler bize katılsın diye bir çağrıda bulunduk yalnızca. Profesyonel kadın sporculardan bir anda takviye yağdı, sporcu olmayan fakat projeyi desteklemek isteyen de birçok kadından da mektup yazmak için arz geldi. Sayımız her geçen gün arkasııyor. Projenin en güzel yanı, farkındalığı sosyal medya üzerinden yaratıp, çocuklara daha önceki usul mektuplar ile ulaşıyor olmamız. Sadece farkındalık yaratmak yeterli değşehir, kız çocuklarından yanıt mektupları gelmeye başladığında bunu daha iyi anladım. Benim mektup arkadaşımın adı Neşe. Mektubunda 10.000 nüfuslu bir şehirçede yaşadığından ve kız çocuklarının eğitime erişiminin yeterli olmadığından bahsetmiş. Fakat o, okuma şansı bulmuş kızlardan biri ve iyi yerlere gelmesi, yaşadığı yerdeki kız çocukları için en güzel esin kaynağı olacak. Okuduğumuz mektepler elbette önemli ama yazdıklarını okurken Neşe gibi akıllı, olgun ve çalışkan bir kız yetiştirdikleri için ailene ne kadar teşekkür etsek az diye düşündüğümü söylemeliyim. Asıl eğitimin aileden alındığını bir kere daha fark etmemi sağladılar. Neşe gibi kızların sesini dinlemek ve duyurmak, onları destek verğimizi göstermek gerçekten çok önemli” dedi.

KAYNAK: DHA
FOTOĞRAFLAR: DHA

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı